Ermenistan'ın başkenti Yerevan'da iki hafta süren BM biyoçeşitlilik zirvesi, teslim saatinin saatler ötesinde varılan uzlaşmayla sona erdi. Yaklaşık 200 ülke 2030 hedeflerine yetişilemeyeceğini kabul ederken, koruma çabalarının finansmanı ve zararlı sübvansiyonlar konusundaki pürüzler geleceğe kaldı.
Birleşmiş Milletler biyoçeşitlilik zirvesi COP17, Ermenistan’ın başkenti Yerevan’da gergin geçen iki haftalık müzakerenin ardından saatler süren fazla mesaiyle tamamlandı. Zirve başkanı Hambardzum Matevosyan, kilit metinlerin onaylandığı anda tören tokmağını vurarak ‘Ve bitti. Mükemmel’ dedi; delegeler alkışlarla anlaşmayı karşıladı. Neredeyse 200 ülkenin katıldığı zirvede doğanın 2030’a kadar yok oluşunun durdurulması hedefine dönük yeni eylem planının kilit bölümleri onaylandı.
Anlaşma, dört yıl önce imzalanan Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi’nin (KMGBF) gündeme geldiği bir tabloda ortaya çıktı: 2022 anlaşmasında ülkeler, 24 hedef arasında dünyadaki kara ve denizlerin yüzde 30’unu on yılın sonuna kadar koruma altına almayı taahhüt etmişti. Ancak BM’nin zirve öncesi yayımladığı değerlendirmeye göre dünya, bu iki düzine hedefin yalnızca birini gerçekleştirme yolunda ilerliyor; bilim insanları türlerin insan faaliyetleri nedeniyle doğal hızın 100 katı bir oranla yok olduğu bir ‘altıncı kitlesel yok oluş’ sürecine işaret ediyor. Zirvede ülkeler bu geride kalışı ilk kez resmî olarak kabul etti.
Çevre kuruluşlarından gelen tepkiler temkinliydi: Fauna & Flora’dan Catherine Weller, ‘Özellikle heyecan verici ya da ayrıntılı değil ama ülkelerin anlaşmaya varabilmesi iyi haber; 2030’a rota düzeltmesi olmadan devam edemeyiz’ derken, The Wildlife Trusts genel direktörü Craig Bennett ‘Hâlâ küresel ekosistemlerin çöküşünü tehdit eden korkunç bir kayıp görüyoruz’ dedi. Pozitif taraf da yok değil: Ülkeler bugüne kadar bozalmış 252 milyon hektar araziyi — Grönland’dan büyük bir alan — koruma kapsamına aldı; WWF geçen ay fil, yeşil kaplumbağa ve kaplan gibi türlerde toparlanma örnekleriyle övgüyle bahsetmişti.
Anlaşmanın açık yaraları finansman. 2022’de ülkeler on yıllın sonuna kadar doğa için 30 milyar dolar taahhüt etmeyi ve özel kaynaklardan 170 milyar dolar seferber etmeyi kabul etmişti; BM’ye göre birçok ülke uluslararası yardımı savunma bütçelerine ve enerji şoklarına kaydırdığı için taahhütler hedefin çok altında. Zirvede bir milyar dolardan fazla yeni taahhüt geldi; bunun yarısı Leonardo DiCaprio’nun Re:wild kuruluşu dahil hayırseverlerden geldi. France24/AFP’nin aktardığına göre koruma için dünyanın mevcut harcamasının üzerine her yıl yaklaşık 700 milyar dolara ihtiyacı var; Avrupa Birliği, Çin gibi zengin yükselen ekonomilerin de donör listesine katılması için baskı yaparken metinlerde gönüllü katılım formülü öne çıktı. Genetik materyal ticaretinden şirketlerin bağış yapacağı Cali Fonu’nun yıllık 3,6 milyar dolar toplayabileceği tahmin edilirken toplantı başında fon taahhüdü yalnızca 10 bin dolar düzeyindeydi ve bu alanda ilerleme sınırlı kaldı.
Zirvenin bir pürüzü de bilim raporları oldu: Suudi Arabistan ve Rusya dahil küçük bir grup ülkenin BM destekli bilim kuruluşlarının bulgularının onayını bloke ettiği bildirildi. Fransa’nın Ekolojik Geçiş Bakanı Monique Barbut, ‘Bilime yönelik saldırılar beni çok rahatsız etti’ dedi. 2024’teki Cali zirvesi finansman anlaşmazlığıyla sonuçsuz bitmiş, müzakereler 2025’te Roma’da tamamlanmıştı; COP17’nin kapanışında bir sonraki zirvenin 2028’de Panama’da mı Ekvador’da mı yapılacağına karar verilmesi de bekleniyordu.