Anayasa Mahkemesi, Prof. Dr. Canan Karatay’ın medyadaki aşı açıklamaları nedeniyle İstanbul Tabip Odasınca verilen bir aylık meslekten alıkoyma cezasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti. Karar 4 Kasım 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.
Anayasa Mahkemesi, medyada yaptığı aşı uygulamasına ilişkin açıklamaları nedeniyle İstanbul Tabip Odasınca bir ay süreyle meslekten uzaklaştırılan Prof. Dr. Canan Karatay’ın bireysel başvurusunu karara bağladı. Yüksek Mahkeme, disiplin cezasının Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine oybirliğiyle hükmetti. 21 Nisan 2026 tarihli ve 2022/92607 başvuru numaralı karar, 4 Kasım 2026 tarihli ve 33420 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.
Başvurucu Mutia Canan Karatay, kalp ve iç hastalıkları uzmanı ve İstanbul Bilim Üniversitesinin eski rektörü. Yazılı ve görsel medyada yer alan aşı uygulamasına ilişkin açıklamaları üzerine İstanbul Tabip Odası tarafından hakkında disiplin soruşturması başlatıldı. İstanbul Tabip Odası Onur Kurulu, 4 Aralık 2018 tarihli kararıyla 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanununun 39. maddesi uyarınca Karatay’a bir ay süreyle geçici olarak meslekten alıkoyma cezası verdi. Cezayı Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu da onadı.
Karatay’ın cezaya karşı açtığı iptal davasını Ankara 14. İdare Mahkemesi 7 Nisan 2021 tarihinde reddetti. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi 9 Aralık 2021 tarihinde istinaf başvurusunu, Danıştay da 7 Nisan 2022 tarihinde temyiz talebini incelemeksizin reddetti. Bunun üzerine Karatay 10 Ekim 2022’de Anayasa Mahkemesine başvurdu.
AYM’nin gerekçesi
Birinci Bölüm, meslekten alıkoyma cezasının ifade özgürlüğüne müdahale niteliği taşıdığını ve bu tür bir müdahalenin ulaşılabilir, belirli ve öngörülebilir bir kanun hükmüne dayanması gerektiğini belirtti. Kararda, dayanak olan 39. maddenin hangi somut fiile hangi disiplin cezasının uygulanacağını açık ve öngörülebilir biçimde ortaya koymadığı, tabip odalarının haysiyet divanlarına tanınan geniş takdir yetkisinin sınırlarının çizilmediği ve disiplin eylemi ile verilecek ceza arasında adil bir dengeyi sağlayacak hukuki güvencelerin bulunmadığı vurgulandı. Mahkeme, bu durumun keyfi yorum ve uygulamalara karşı güvence sağlamadığı gerekçesiyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.
Yeniden yargılama kararı
Anayasa Mahkemesi, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 14. İdare Mahkemesine gönderdi. Karatay’a 664,10 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.664,10 TL yargılama giderinin ödenmesine hükmedildi. Ödemelerin kararın tebliğini izleyen dört ay içinde yapılması, gecikme hâlinde yasal faiz uygulanması kararlaştırıldı.
Kararda, incelemenin Karatay’ın açıklamalarının bilimsel doğruluğuna ilişkin bir değerlendirme içermediği ve değerlendirmenin cezanın kanuni dayanağı üzerinden yapıldığı belirtildi.