BBC'nin doğa yayıncısı Chris Packham, Guardian'ın cumartesi söyleşisinde mutluluğun zirvesini 14 yaşındaki kerkeneziyle geçirdiği yaz olarak tanımlıyor. Ötanazi öncesi köpeğinin 45 dakikalık vedası, techno dinleme alışkanlığı ve küllerinin köpekleriyle aynı kayın ağacı altına savurulması planı da masada.
Guardian’ın cumartesi eki söyleşi köşesinin bu haftaki konuğu, Springwatch ve Earth programlarıyla tanınan BBC doğa yayıncısı Chris Packham. 65 yaşındaki Packham, Southampton’da zooloji okudu; 1980’lerde The Really Wild Show ile başladığı televizyon kariyerini otuz yılı aşkın sürdürdü, 2023’te Inside Our Autistic Minds belgeselini sundu, en çok satan anı kitabı Fingers in the Sparkle Jar 2018’de İngiltere’nin en sevilen doğa kitabı seçildi ve doğa korumaya hizmetlerinden CBE nişanı aldı. ‘Gezegen Kıyısında Chris Packham’ın Harikalar Dünyası’ gösterisi 1 Aralık’a kadar turnede.
Ne zaman en mutluydunuz sorusuna verdiği yanıt, doğa sevgisinin çekirdeğini özetliyor: ’14 yaşımda bir kerkenezim vardı; okuldan önce onu uçurmak için erken kalkardım. O yaz başka hiçbir şey olmadı. Bütün dünyam o tek kuşa dönüyordu ve o zamandan beri ne daha mutlu ne de daha âşık oldum.’
Kendini üç kelimeyle ‘savaşçı, dayanıklı, kararlı’ olarak tanımlıyor; süpergücü sorusundaki motto’su net: ‘Kazanmak, vazgeçmemektir. Bir şeyi yapmam gerekiyorsa, bana ne atarsan at, vazgeçmem.’ En çok nefret ettiği başkalarındaki özellik dürüstlüksüzlük; kendisindeyse annesinin ‘dünyanın en gafilli çocuğu’ dediği incitici dürüstlük. Görünümünden hoşlanmadığı sorusuna verdikleri de düşündürücü: ‘Her şey. Tıraş olurken gözlerimi kapatıyorum! Beynime yatırım yaptım; vücuduma yapacağımdan daha değerli olduğunu düşündüğüm için.’ Ölümlülükten korkmuyor; en kötü şeyin övgü olduğunu, yapıcı eleştirinin çok daha işlevsel olduğunu söylüyor — ‘sonsuz trolleri kastetmiyorum tabii.’ Güçlü yakınlığı: tekrarlı techno dinlemek.
En iyi öpücüğü sorusundaki hikâye, köpekleriyle kurduğu bağı anlatıyor: ‘Ertesi sabah ötanazisi kararlaştırılmış, veteriner çağrılmıştı. Her gece olduğu gibi yatağa atlayıp uyumadan önce yüzümü yalamaya geldi — ve durmaksızın 45 dakika yüzümü yaladı.’ Anlatırken az kalsın ağlayacağını ekliyor. En kötü işi ise bir et paketleme firmasında dondurulmuş böbrekleri sosis için parçalamak olmuş: ‘ Özünde kan içinde kaldım.’
‘En büyük başarınız neydi?’ sorusuna ‘Hiç olmadı’ diyor; daha çok seks, para mı şöhret mi sorusunun dışında ‘bilgi’yi seçiyor ve hatırlanmak istediği şekil mütevazı: ‘Çok çaba gösteren biri olarak.’ Öldükten sonra ne olacağına dair planı da köpekleriyle iç içe: ‘Itchy’nin ve Scratchy’nin küllerine karıştırılacağım — odamdaki çekmecede duruyorlar — ve sağ kalan arkadaşım bizi onları gezdirdiğim ormandaki bir kayın ağacının altına savuracak.’