Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ABD'den iadesi sağlanan 100 kültür varlığını İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde tanıttı. Açılışı yapılan 'Kaçış Yok: Boubon' sergisi, Boubon Antik Kenti'nden kaçırılan bronz heykellerin yıllar süren iade mücadelesini gözler önüne seriyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nden Türkiye’ye iadesi sağlanan 100 kültür varlığı, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde düzenlenen programla kamuoyuna tanıtıldı. Programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra Manhattan Bölge Savcı Yardımcısı Matthew Bogdanos da katıldı. Tanıtım kapsamında, farklı ülke ve koleksiyonlara dağılan Boubon kökenli heykelleri bir araya getiren ‘Kaçış Yok: Boubon’ sergisinin açılışı da gerçekleştirildi.
İade edilen eserler arasında en dikkat çekici grup, Tokat’ın Erbaa ilçesindeki Horoztepe’den çıkarılan 40 eser. Erken Tunç Çağı Anadolu’sunun gelişmiş metal işçiliğini yansıtan, MÖ 2300-2000 yıllarına tarihlenen grubu törensel müzik aletleri, silahlar ve metal kaplar oluşturuyor. Eserlerin iade sürecinde, arkeolog Prof. Dr. Tahsin Özgüç’ün bilimsel araştırmaları ile tarihsel kayıtlar önemli rol oynadı.
İkinci eser grubu, Burdur’un Düver Köyü kökenli 44 pişmiş toprak mimari levhadan oluşuyor. Yaklaşık MÖ 700-480 yılları arasındaki Arkaik Dönem’e tarihlenen levhalar, dönemin yapılarında çatı ve kaplama düzeninde kullanılıyordu. Bakan Ersoy, ABD’den 2022’de, Danimarka’dan 2024’te ve Virginia Güzel Sanatlar Müzesi’nden 2025’te gerçekleştirilen iadelerin ardından J. Paul Getty Müzesi’ndeki eser grubunun da Türkiye’ye kazandırıldığını bildirdi. Levhaların, İstanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonundaki diğer parçalarla bir araya getirilmesi için proje hazırlanacağı açıklandı.
İade edilen 100 eser arasında Aphrodisias Antik Kenti’ne ait bir portre ile tiyatro maskları ve tanrıça heykelcikleri de yer alıyor. Bakanlık uzmanları, portrenin geçmişini araştırırken 1976 tarihli bir olay yeri tutanağına kaydedilen ifadelerden yararlandı. Ersoy, Mayıs 2026’da ABD’de bir müzayede evinde satışa sunulan Anadolu kökenli eserler için harekete geçildiğini, Bakanlığın hazırladığı bilimsel veri ve belgelerin Manhattan Bölge Savcılığı ile ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi’ne (HSI) iletildiğini, ardından eserlerin satışının durdurulduğunu ve Türkiye’ye iade edildiğini aktardı.
Programın ikinci ayağını oluşturan ‘Kaçış Yok: Boubon’ sergisi, tarihi eser kaçakçılığına karşı yürütülen mücadelenin en özel örneklerinden birini konu ediyor. Burdur’un Gölhisar ilçesindeki Boubon Antik Kenti’nde, Roma imparatorları ve imparatorluk ailesinin onurlandırıldığı Sebasteion’da bulunan bronz heykeller, 1960’lı yıllarda kaçak kazılarla parçalanarak yurt dışına çıkarılmış; başları, gövdeleri ve uzuvları farklı ülkelere dağılmıştı. Yürütülen iade çalışmaları sayesinde Türkiye’ye kazandırılan eserler arasında Lucius Verus, Septimius Severus, Caracalla ve Marcus Aurelius’a ait heykeller bulunuyor. Boubon eserlerinin izini sürme çalışmalarının bilimsel dayanağını, arkeolog Prof. Dr. Jale İnan’ın yazıtlar, kaideler ve yurt dışındaki heykelleri birlikte değerlendiren araştırmaları oluşturdu. Boubon’da 2023 yılında yeniden başlayan arkeolojik kazıların Burdur Arkeoloji Müzesi koordinasyonunda sürdüğü bildirildi.
Bakan Ersoy, konuşmasında kültür varlıklarının iadesi konusunda uluslararası yaklaşımın değişmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi: “Biz yılmayacağız, hep beraber eserlerimizin peşinden tüm dünya olarak koşmaya devam edeceğiz. Tüm dünyanın çalınan malları iade etmesi, çalınan malların aslında yerinde değerli olduğunu öğrenmesi gerekiyor.” Ersoy, Bogdanos ve ekibine de “Yalnızca eserleri ait oldukları topraklara yeniden kavuşturmakla kalmadılar; haklının ve adaletin de sesi oldular” ifadeleriyle teşekkür etti. Eserlerin Türkiye’ye güvenli ve ücretsiz ulaştırılmasındaki destekleri için Türk Hava Yolları’na da değinen Ersoy, Anadolu’dan yasa dışı yollarla çıkarılmış kültür varlıklarının izini bilimsel, hukuki ve diplomatik çalışmalarla sürdürmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.