Salı günkü seçimde Filistenli İsrail vatandaşlarının katılımı yüzde 80'e yaklaşarak tarihi zirve yaptı; Arap partileri 120 üyeli Knesset'te 19 sandalye kazandı. Analistler bu dalganın Netanyahu'nun yeni bir sağ koalisyon kurmasını zorlaştırdığını söylüyor.
İsrail’de salı günü yapılan erken genel seçimde Filistinli İsrail vatandaşlarının oy kullanma oranı tarihi bir seviyeye ulaştı. Eşitlik yanlısı sivil toplum kuruluşu Mossawa Merkezi’nin verilerine göre Arap seçmenlerin katılımı son seçimdeki yüzde 53’e kıyasla yaklaşık yüzde 80’e çıktı; seçim günü anketleri de bu oranın 1999’dan bu yana en yüksek seviye olduğunu gösteriyor. Nüfusun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan ve tarihsel olarak ortalamanın altında oy kullanan Filistinli vatandaşların bu dalgası, Arap partilerine 120 üyeli Knesset’te 19 sandalyelik benzeri görülmemiş bir güç kazandırdı; çıkış anketlerinde bu sayı 18 olarak açıklanmıştı.
CNN’e göre rekor katılım birkaç nedenin birleşiminden doğdu: Arap topluluk içindeki artan şiddet suçları ve bunun ihmalkar polislikle ilişkilendirilmesi; Başbakan Benjamin Netanyahu’nun İtamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich gibi sertlik yanlısı bakanlar içeren koalisyonuna son verme isteği. Ortak Liste’nin seçim merkezinde sonuçlar netleşirken ‘Ben-Gvir, git’ sloganlarının atıldığı aktarıldı. Ortak Liste liderlerinden Ahmad Tibi, ‘Toplumumuz bu suç hükümetini düşürmek, Netanyahu, Smotrich ve Ben-Gvir politikalarının yarattığı ağır gerçekliği değiştirmek istedi’ dedi ve yüksek katılımın Netanyahu’nun yeni bir sağ hükümet kurmasını engelleme etkisi başlattığını söyledi.
Ra’am (Birleşik Arap Listesi) lideri Mansur Abbas ise seçim gecesi ‘Elinizdeki sayılarla şu an hükümet yok’ diyerek iki ana blokun da 61 sandalyeye ulaşmak için partisine başvurmak zorunda kalabileceğine işaret etti; Abbas, seçim öncesinde ve sonrasında iki bloktan da teklif aldıklarını belirtti. Eski Büyükelçi Alon Pinkas, kampanya sürecinde Arap partileriyle koalisyon kurmayacağına söz veren muhalefet partileri için bunun bir bedeli olabileceğine dikkat çekti: ‘Araplar dışarıda tutulamaz; yalnızca oyuna ihtiyaç duyulduğunda hatırlanamaz.’ Seçime ilişkin genel katılım da yüzde 77,7 ile 1999’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Filistinli İsrail vatandaşları, 1948’de İsrail kurulurken evlerinden göçertilip edilmeyen Filistinlilerin torunları; vatandaşlık verilmiş olsalar da 1966’ya kadar askeri yönetim altında yaşadılar ve birçokları bugün de toplumsal ayrımcılığın sürdüğünü düşünüyor. Knesset’in Arap partileri hariç hiçbir blokun 61 sandalyeye ulaşamadığı bu tablo, hükümet kurma görüşmelerinde Arap partilerini on yıllardır görülmemiş bir ağırlık noktasına taşıyor; Tibi’nin de vurguladığı gibi bu dalganın en somut etkisi, Netanyahu’nun yeni bir sağ hükümet kurma yolunu daraltması.