Paris Savcılığı, cumartesi günkü hayat pahalılığı gösterilerinde molotof kokteylinin alevleri içinde kalan jandarma erine ilişkin 'kamusal otorite görevlilerine karşı cinayete teşebbüs' soruşturması başlattı. İçişleri Bakanı Nuñez olayı 'cinayete teşebbüs' olarak nitelemişti; şu ana kadar gözaltı yok, faillerin kimliği araştırılıyor.
Fransa’da hayat pahalılığı karşıtı gösterilerin üçüncü hafta sonunda yaşanan en ciddi şiddet anı olan molotof olayının ardından adli süreç başladı. Paris Savcılığı, cumartesi günü gösterilerin dağılma saatinde Charenton Kapısı’nda bir mobil jandarma erinin bacağının yanmasına yol açan molotof atışı hakkında ‘kamusal otorite görevlilerine karşı cinayete teşebbüs’ suçlamasıyla soruşturma açıldığını duyurdu. AFP’nin aktardığına göre savcılık, olay yerinde yaklaşık on beş jandarma ile polisin patlayıcı nesne atışlarına hedef olduğunu belirtti; dosya Paris Territorial Süreti’ne devredildi. Şu ana kadar olayla ilgili kimsenin gözaltına alınmadığı ve failleri tespit çalışmanın sürdüğü bildirildi. Yaralananlara ilişkin sayım devam ediyor; ilk belirlemelere göre yaralanmalar ikinci derece yanıklar ve kulak çınlaması şeklinde.
Olay, cumartesi akşamüzeri Paris’in 12. bölgesindeki Charenton Kapısı’nda yaşanmış; el yapımı bombanın bir güvenlik görevlisinin ayaklarının dibinde patlaması ve alevlerin bir jandarmanın bacağını sarması fotoğraf ve görüntülerle kaydedilmişti. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez olayı ‘cinayete teşebbüs’ olarak niteleyerek yaralı jandarmaya saygılarını sunmuştu. Yaralanan jandarma, RTL’ye verdiği tanıklıkta ‘Oldukça etkili birkaç yangın bombası aldık; hem yerde hem askerler düzeyinde yüksek ve kalıcı alevler oluştu; ne yazık ki birçoğu etkilendi, ben de dahil’ dedi. Alevleri görmediğini ama ‘yanma hissinin anında ve yoğun olduğunu, zamanla arttığını çünkü durdurulamıyordu’ anlatan jandarma, ekipmanın ısınmaya başladığını ve ‘derinin yanmaya başladığını’ hissettiğini sözlerine ekledi.
Siyasi tepkiler de gecikmedi: Cumhurbaşkanlığı adaylarından Ulusal Birlik lideri Marine Le Pen ve Cumhuriyetçiler lideri Bruno Retailleau olayı ‘kabul edilemez’ olarak niteledi. Le Pen, ‘Bu saldırının failleri bulunmalı ve en ağır şekilde cezalandırılmalı’ derken Retailleau ‘Bunu yapan buna cevap verecek. Bu bir cinayete teşebbüstür’ dedi; Nice Belediye Başkanı Eric Ciotti ise hükümete ‘Bu aşırı sol örgütleri ne zamana kadar terör örgütleri gibi görmeyi reddedeceksiniz’ sorusunu yöneltti.
Paris Savcılığı ayrıca pazar günü yaptığı açıklamada kentte toplam 105 gözaltı bildirdi: bunların 88’i cumartesi gösterilerine, 17’si Cadılar Bayramı gecesine ilişkin. Gözaltına alınan 89 kişiden 61’i yetişkin, 22’si çocuk; yetişkinlere yöneltilen suçlamalar ağırlıkla şiddet amaçlı örgütlenmeye katılma, D kategorisi silah taşıma ile yangın ve patlayıcı madde bulundurma şeklinde sıralandı. İçişleri Bakanlığı ve polis prefektürünün cumartesi akşamı açıkladığı bilançoya göre Paris’te beş güvenlik görevlisi (dört polis, bir jandarma) yaralandı. Ülke genelinde ise cumartesi gösterilerine 320 binden fazla kişinin katıldığı ve 500’den fazla gözaltı bildirildiği açıklanmıştı. Gösteriler, 17 Ekim’de 3 binden fazla işyerinin hasar gördüğü veya yağmalandığı Sarı Yelek eylemlerinin ardından hükümetin kısmi sokağa çıkma yasağı dahil güvenlik tedbirlerini sıkılaştırdığı bir döneme denk geliyor.