Eski Başbakan Morawiecki, Anayasa Mahkemesi krizinin ardından Donald Tusk hükümetine güvensizlik önergesi verileceğini duyurdu ve seçime kadar eski Meclis Başkanı Marek Jurek'in başkanlığındaki bir teknik hükümet önerdi. Cumhurbaşkanı Nawrocki partilerle acil istişare topladı.
Polonya’da Anayasa Mahkemesi bunalımının ardından siyasi kriz yeni bir boyuta taşındı: Eski Başbakan ve muhalefet lideri Mateusz Morawiecki, Donald Tusk hükümetine karşı parlamentoda güvensizlik önergesi verileceğini duyurdu. Morawiecki, sosyal medya hesabından ‘Donald Tusk hükümetine güvensizlik önergesi sunuyoruz’ yazdı ve yerine, yeni parlamento çoğunluğunu belirleyecek seçimlere kadar görevde kalacak, eski Meclis Başkanı Marek Jurek’in başkanlığındaki geçici bir teknik hükümet kurulmasını önerdi.
Morawiecki, mevcut koalisyonun icraatlarını ağır dille eleştirerek ‘Bunların yeri tarihin çöp kutusu ve sanık sıfatıyla bağımsız mahkemelerin önüdür’ ifadesini kullandı. Anayasa Mahkemesinin yeniden yapılandırılması çağrısının Razem ve Rozwój Plus’tan Konfederasyon’a kadar farklı siyasi çevrelerce paylaşıldığını öne süren Morawiecki, hükümetin görev süresinin bitmesinin benzer krizlerin tekrarını önleyecek bir planın yalnızca başlangıcı olması gerektiğini savundu.
Önerge hamlesi, mahkeme krizinin tırmandığı bir gecede geldi. Mahkemenin en kıdemli yargıcı Anna Korwin-Piotrowska, mahkeme başkanı Bogdan Święczkowski’yi görevden uzaklaştırıp kurumun yönetimini üstlenmiş, Święczkowski ve Hukuk ve Adalet (PiS) partisi bu adımı hukuka aykırı ilan etmişti. Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Senegal uçuşunu yarıda kesip gece Varşova’ya döndü; gelişmeleri ‘anayasal düzene ihlal’ ve ‘anayasal bir devlet organının zorla ele geçirilmesi’ olarak niteleyen Nawrocki, ülkenin iç güvenliğinin tehdit altında olduğunu gerekçe göstererek cumartesi günü parlamentodaki partilerle acil istişare toplantısı çağrısı yaptı ve sabahın erken saatlerinde polisin abluka altında tuttuğu mahkeme binasına girdi.
Bina önünde yüzlerce kişilik gösteri toplanmış, sağ siyasetin önde gelen isimleri kalabalığa hitap ederek Tusk hükümetini yargıya karşı darbe girişimiyle suçlamıştı; PiS’in kıdemli ismi Jarosław Kaczyński de protestoculara seslenenler arasındaydı. Tusk ise hükümetinin, Avrupa Birliği’nin önceki PiS yönetimini hukuk devletini aşındırmakla suçlayan süreçten sonra hukukun üstünlüğünü geri getirmeye çalıştığını belirterek ‘Bu süreç zor, kimi zaman acı verici ve kararlı adımlar gerektiriyor. Başka bir yol yok’ dedi. Anayasa Mahkemesi krizi 2015’e dayanıyor: PiS dönemimde yapılan atamalarla kurulan çoğunluk yerli ve yabancı eleştirmenlerce bağımsızlık standardını yitirmekle suçlanmış, Tusk’un 2023’te iktidara gelen koalisyonu ile 2025’te cumhurbaşkanı seçilen Nawrocki, birbirinin atamalarını tanımaktan kaçarak kurumu fiilen kilitlemişti. Geçen ay parlamentonun Tusk yakınını ataması da denge mekanizmalarını geri getirme hedefine gölge düşürdüğü eleştirisini çekmişti.