deniz.tv
2 Kasım 2026, Pazartesi --:--:-- · İstanbul Canlı Akış
USD/TRY … EUR/TRY … GBP/TRY … BTC … GRAM ALTIN … FAİZ …
Son Dakika
Otomotiv

Sağanak yağışta sürücülere alt geçit uyarısı: 15 santimetreden derin suya girmeyin

Meteorolojinin 21 il için kuvvetli yağış uyarısı yaptığı günlerde uzmanlar, su biriken alt geçitlere dikkat çekiyor. 30 santimetrelik bir su tabakası bile binek otomobillerin zeminle temasını keserek yüzdürebiliyor.

deniz.tv

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 21 il için kuvvetli sağanak uyarısı yaptığı bu günlerde, sürücüler için en riskli noktaların başında su biriken alt geçitler geliyor. Uzmanlar, su derinliği 15 santimetreyi geçen birikintilere kesinlikle girilmemesi konusunda uyarıyor. Nitekim İstanbul’un Sultangazi ilçesindeki Selçuklu Bulvarı alt geçidinde 14 Ekim’de yaşanan olay, tablonun ne kadar hızlı vahimleşebildiğini göstermişti: Sağanak sonrası biriken yaklaşık 30 santimetrelik su, onlarca binek aracın tekerleklerinin yerle temasını keserek araçları adeta yüzdürmüş, trafik tamamen kilitlenmişti.

Dışarıdan bakıldığında sıradan bir su birikintisi gibi görünen bu derinlik, araçların ağırlık dengesini bozarak sürücüyü bir anda kontrol dışı bırakabiliyor. Su seviyesi yükseldikçe lastiklerin zemine basışı azalıyor, direksiyon ve fren tepkisiz hâle geliyor. Akış hızındaki su ise bu tabloyu katlıyor; bu nedenle derinliği kestirilemeyen her birikinti geçilmemesi gereken bir engel olarak değerlendiriliyor.

Sağanak yağışın ilk dakikaları da ayrı bir risk taşıyor. Yol güvenliği uzmanlarına göre asfalt, yağmurun başladığı ilk anlarda en kaygan seviyesine ulaşıyor; kurak günlerde zeminde biriken motor yağı ve lastik tozu, düşen ilk damlalarla ince ve kaygan bir tabaka oluşturuyor. Amerikan Otomobil Birliği verilerine göre sürücüler açısından en tehlikeli zaman dilimi, sağanağın ilk 10 dakikası. Uzun kurak dönemlerin ardından başlayan yağışlarda bu tabakanın temizlenmesi daha da uzun sürüyor.

Lastik durumu ise ıslak zeminde belirleyici. Almanya merkezli AutoBild ile Continental iş birliğiyle saatte 80 kilometre hızla yapılan fren testinde, yeni lastik takılı araç ıslak zeminde 25,8 metrede durabilirken, yasal sınır olan 1,6 milimetre diş derinliğindeki lastik ancak 36,2 metrede durabildi. Aradaki 10,4 metrelik fark, iki binek otomobil boyuna denk gelen kritik bir güvenlik açığı anlamına geliyor.

Lastik sırtındaki dişler aslında suyu zeminden tahliye eden kanallar gibi çalışıyor. Diş derinliği azaldıkça ve hız arttıkça lastik suyu tahliye edemez hâle geliyor ve tekerleğin önünde bir su takozu oluşuyor. Otomobil bu tabakanın üzerine çıktığı anda direksiyon hafifliyor, fren sistemi komutlara yanıt vermemeye başlıyor. Bu durum suda kızaklama olarak adlandırılıyor.

Kızaklamaya yakalanan sürücünün panik yapmadan bazı adımları izlemesi gerekiyor: Direksiyon kesinlikle kırılmadan düz tutulmalı, gaz pedalına aniden değil yavaşça çekilmeli, asla sert fren yapılmamalı ve varsa hız sabitleyici hemen kapatılmalı. Araç su birikintisinde ilerlerken düşük vites ve sabit gazla, karşı kıyıya kadar durmadan geçilmeye çalışılmalı; bu sırada karşı yönden gelen araçların oluşturduğu dalgalar da hesaba katılmalı.

Motor su emerek durursa yapılacak en kritik şey marşa basmamak. Uzmanlar, motora kaçan yarım çay bardağı kadar suyun bile mekanik felakete yetebildiğini vurguluyor. Su çekilen bir motorun marşla çevrilmesi, hasarı onarılması güç boyutlara taşıyabiliyor. Araç su içinde kalırsa güvenli biçimde terk edilip yüksek bir zemine geçilmeli, su çekme olasılığına karşı araç bir daha çalıştırılmadan yetkili servise haber verilmeli.

Sel suuna maruz kalan araçlarda görünmeyen hasarlar da önemli. Elektrik sistemi, elektronik kontrol üniteleri ve koltuk altı kablolarında zamanla ortaya çıkabilecek arızalar nedeniyle uzmanlar, bu araçların sigorta ve ekspertiz süreçlerinin dikkatle yürütülmesi gerektiği konusunda alıcıları ve sürücüleri uyarıyor.