Doğuş Otomotiv, Volkswagen Grubu şirketleriyle binek otomobillerin Türkiye'de üretilmesi seçeneklerinin değerlendirilmesi için niyet mektubu imzaladığını KAP'a bildirdi. Haber sonrası Doğuş Otomotiv hissesi gün içinde yüzde 10'a yakın yükseldi.
Türkiye otomotiv sanayiinde yıllardır konuşulan bir ihtimal ilk kez resmî bir zemine oturdu. Volkswagen’in Türkiye distribütörü Doğuş Otomotiv, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamayla, Volkswagen Grubu şirketleri arasında Volkswagen binek marka otomobillerin Türkiye’de üretilebilmesi seçeneklerinin değerlendirilmesine ilişkin bir niyet mektubu imzalandığını duyurdu.
Bildirimde sürecin doğası da net biçimde tanımlandı: Niyet mektubu, üretim için kesinleşmiş bir karar ya da takvim anlamına gelmiyor; taraflar yalnızca seçeneklerin değerlendirilmesi aşamasında. Şirket açıklamasında, olası iş birliğinin Türkiye pazarına katma değerli ve yeni teknolojilere uygun ürünler sunmasını ve Türkiye otomotiv sektörünün gelişimini desteklemesinin hedeflendiği ifade edildi.
KAP bildiriminde dikkat çeken bir veri de Volkswagen Grubu’nun Doğuş Otomotiv içindeki ağırlığı: Grup şirketleri, Doğuş’un son açıklanan gelir tablosunda net satışlar ve satılan mal maliyeti toplamının yüzde 40,35’ini oluşturuyor; ticari alacak ve borçlar içindeki payı ise yüzde 52,12 seviyesinde. Yani iki şirket arasındaki ticari bağımlılık zaten çok yüksek; niyet mektubu bu ilişkinin üretim boyutuna uzanmasının kapısını aralıyor.
Piyasa duyuruya hızlı tepki verdi: Doğuş Otomotiv hissesi açıklamanın ardından gün içinde yüzde 9,95 artışla 149,2 lira seviyesine yükseldi. Yatırımcıların gelişmeyi, şirketin distribütörlükten üretim ortağına evrilme potansiyeli olarak okuduğu yorumlanıyor.
Arka planda ise bilinen bir tarihsel kırılma var: Volkswagen’in Türkiye’de fabrika kurma gündemi 2019’da ciddi biçimde ilerlemiş, ancak süreç o dönemde askıya alınıp yatırım planından vazgeçilmişti. O yıllarda Manisa öne çıkan aday lokasyonlardan biriydi. Bu kez masadaki yapı farklı: Doğuş Otomotiv’in taraf olarak imzaladığı mektup, doğrudan bir greenfield fabrika yatırımı duyurusu değil, mevcut sanayi ekosistemi içinde üretim seçeneklerinin incelenmesi olarak şekilleniyor.
Sektör çevreleri gelişmeyi, Türkiye’nin Avrupa’daki otomotiv üretim üssü konumunu güçlendiren bir adım olarak değerlendiriyor. Tofaş’ın Stellantis modellerini Bursa’da üretmeye başladığı K9 projesinin ardından ikinci bir küresel grubun Türkiye üretim kapasitesine yönelmesi, mevcut fabrikaların ikinci kullanım senaryolarını da gündeme getirebilir. Ancak uzmanlar, niyet mektubundan üretime giden yolun model seçimi, kapasite, yatırım büyüklüğü ve takvim gibi pek çok eşik içerdiği hatırlatıyor; sürecin somut adımlara dönüşüp dönüşmeyeceğini zaman gösterecek.