Avustralyalı Danni Smith, 59'unda ikinci boşanmasının ardından flört uygulamasına 'son bir şans' verdi. Karşısına çıkan adamın tutkusu seyahatti; onunki ise uçma korkusuydu. Guardian'ın 'O an anladım' serisinde, korkularıyla kabul edildiği ilişkinin hikâyesi.
“Eylül 2023’te boşanmışalı yaklaşık bir yıl olmuştu. 59 yaşımda kendime, ‘hayatımda verebileceğim biraz daha aşk elbette vardır’ dedim.” Danni Smith, Guardian’ın “O an anladım” serisinde bu cümleyle başlıyor. Romantizmin artık pek az kişiye “kendiliğinden” geldiğini bilen Smith, Bumble’a son bir şans vermeye karar veriyor: “Kev’in gülümsemesi ve gözleri dikkatimi çekti. Profili seyahatin onun için çok önemli olduğunu yazıyordu — bana komik geldi, çünkü her tür tatil konusunda büyük kaygılarım var.”
Melbourne’un koy kıyısındaki bir mahallede birkaç içkiyle başlayan ilk buluşmada her şey kolaydır; ama Smith, ikisinin de zamanını ziyan etmek istemeyerek yarım saat sonra “açıklamalarını” yapar: İki kez boşanmıştır, yani ilişkilerde pek iyi değildir. Kev’in cevabı “ben de o ligdeyim” olur. Asıl bomba sonra: Patholojik düzeyde uçma korkusu vardır ve iyi bir seyahat arkadaşı olamayacaktır.
“Biraını devirip bana iyi şanslar dileyip gideceğinden emindim.” Bunun yerine Kev, kaygısı hakkında birçok soru sorup dikkatle dinler ve şöyle der: “Avustralya’yı yaşamak için uçağa binmen gerekmiyor ki!” Smith için o an kıvılcım anıdır: “Onun için bu kadar önemli bir şeyden taviz vermeye istekliyse, belki bu bir yere gidebilir.”
Yol düz gitmez: Newcastle’da yaşayan Kev altı hafta sonra uzun mesafeli ilişkinin yürümeyeceğini söyler. Smith kapıyı aralık bırakır; birkaç hafta sonra cesaretini toplayıp mesaj atar. Noel’de ailesini ziyarete gelen Kev, 26 Aralık günü kapısına dayanır — “gülümsemesi başımı döndürdü”. Smith ertesi gün ona bir kart yazar: “Bana umut verdiğin için teşekkürler. Şartlar farklı olsaydı aramızdaki ilişkiye yüzde yüz verirdim.” Yılbaşına kalmadan Kev’in “seni özlüyorum” mesajı gelir.
Üçbuçuk yıl sonra ikisi de Melbourne’da yaşıyor. Kev, Smith’i hiç uçağa binmeye zorlamamış; onun yerine giderek büyüyen yolculuklara adım adım ısındırmış: Jervis Bay ve Canberra dönüşü yapmışlar. Asansör veya yüksek otel katları gibi sorunlu tetikleyiciler için önlem alıyor; ama Smith’e onsuz hiç göremeyeceği yerleri gösteriyor. “Kaygımla başa çıkmama yardım eden biriyle hiç ilişkim olmamıştı; o deneyimlerde hep çok yalnız hissederdim. Kev’in yaklaşımı bir merhem — beni olduğum gibi kabul ettiğini göstermekle kalmıyor, şefkati ve sabrı kaygının kendisini azaltıyor.”
Smith uçağa binmeyi hiç düşünmüyor; ama Kev’in yumuşak ve esnek tavrı ona “kanat açmayı” öğretmiş: “Uçağa hiç binmeyeceğim galiba; ama 2027’de Avustralya’nın merkezine çıkmayı planlıyoruz.”