TCMB analizi: tasfiye kapsamındaki fonlarda yaklaşık 3 bin reel sektör firmasının 116 milyar lirası var; 57 milyarı para piyasası fonlarında. Firmaların ekonomik ağırlığı sınırlı, kredi erişimi sürüyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), tasfiye kapsamına alınan yatırım fonlarının reel sektör üzerindeki etkisini firma verileriyle inceleyen bir analiz yayımladı. Merkez Bankasının ‘Merkezin Güncesi’ blogunda Kadir Gürci ve Ünal Seven imzasıyla yayımlanan çalışmaya göre, Sermaye Piyasası Kurulunun 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla olağanüstü tasfiye kapsamına giren fonlarda, 15 Eylül itibarıyla yaklaşık 3 bin reel sektör firmasının kaynağı bulunuyor ve toplam bakiye 116 milyar lira düzeyinde.
Analize yalnızca bu fonlarda 1 milyon lira ve üzerinde yatırım bakiyesi bulunan firmalar dahil edildi. Bu eşiğin altındaki yatırımlar da hesaba katıldığında toplam tutar 116,2 milyar liraya, firma sayısı ise 4 bin 500’e ulaşıyor. Bakiyenin dağılımında para piyasası fonları 57 milyar lirayla yaklaşık yarısını oluşturuyor; 31 milyar lira hisse senedi fonlarında, 28 milyar lira diğer serbest fonlarda tutuluyor.
Sektörel kırılımda belirgin bir yoğunlaşma görülmüyor: fon yatırımı yapan firmaların payları hizmette yüzde 31, sanayide yüzde 29, ticarette yüzde 27 ve inşaatta yüzde 13 ile dengeli biçimde dağılıyor. Merkez Bankası analizinde, bu firmaların ekonomi içindeki toplam ağırlığının sınırlı kaldığı, ancak özellikle yüksek fon maruziyeti bulunan firmalarda likidite koşulları ve tedarikçi bağlantıları üzerindeki olası etkilerin yakından izlendiği belirtildi.
Çalışmada kredi kanalına ilişkin değerlendirme de yer alıyor: incelenen firmaların krediye erişimlerinin sürdüğü, ancak fon tasfiyesinin reel ekonomi üzerindeki toplam etkisine ilişkin şu aşamada kesin bir sonuca varılamadığı vurgulanıyor. Analizde bu kanalların izlenmesinin, parasal aktarım mekanizmasının işleyişi ve finansal istikrara ilişkin risklerin değerlendirilmesi açısından önem taşıdığı belirtiliyor.
Merkez Bankasının çalışması, eylül ortasında başlayan ve aracı kurum gözaltıları, borsa yönetiminde görev değişikliği ve tasfiye ödemeleriyle derinleşen fon krizinin gerçek ekonomiye sıçrama riskine ilişkin ilk resmî firma düzeyinde ölçüm olması bakımından dikkat çekiyor. Ödemeler dengesi ve rezerv verileriyle birlikte okunduğunda tablo şöyle: tasfiye sürecinin finansal sistem tarafındaki maliyeti görünür ve büyük; reel sektöre doğrudan maruziyet ise sınırlı ama dağınık — krizin ikinci tur etkileri tedarik zinciri ve kredi kanalından izlenecek. Merkez Bankasının bu çalışmayı kamuoyuyla paylaşması, tasfiye sürecinin şeffaflığını artırma ve piyasa katılımcılarının ölçülebilir bir referans çerçevesi edinmesi açısından da yorumlanıyor.