İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Kudüs'teki Herzel Dağı'nda 1956 Kadesh Harekatı'nda hayatını kaybeden askerler için düzenlenen devlet anma töreninde konuştu. 'İran'a yönelik görev henüz tamamlanmadı' diyen Katz, Tahran'ın nükleer silah elde etme çabalarını yenilediğini öne sürdü: 'İran, nükleer silahlar elde etme girişimlerini yenilemenin yanında İsrail Devleti'ni gerçek tehlikeye atan diğer ciddi girişimlerde bulunuyor. Bu tehditleri kabul edemeyiz.' Katz, İsrail'in Gazze, Lübnan ve Suriye'deki güvenlik bölgelerinden çekilmeyeceğini ve İran'a saldırı durumunda Hizbullah'ın 'çok ağır darbeler' alacağını da söyledi. İran, nükleer silah peşinde olduğu iddialarını uzun süredir reddediyor.
İsrail’den İran’a yönelik sert bir uyarı geldi: Savunma Bakanı Israel Katz, Kudüs’teki Herzel Dağı’nda 1956 Kadesh Harekatı’nın düşen askerleri için düzenlenen devlet anma töreninde yaptığı konuşmada ‘İran’a yönelik görev henüz tamamlanmadı’ dedi.
Katz, Tahran’ın nükleer hedeflerini yeniden gündemine aldığı iddiasını dile getirdi: İsrail Savunma Bakanına göre İran, ‘nükleer silahlar elde etme girişimlerini yenilemenin yanında İsrail Devleti’ni gerçek bir tehlikeye atan diğer ciddi girişimlerde’ bulunuyor. Katz, ‘Bu tehditleri kabul edemeyiz’ diyerek İsrail’in her senaryoya hazır olması ve vatandaşlarını korumak için hareket etmesi gerektiğini vurguladı. İran ise nükleer silah peşinde olduğu iddialarını uzun yıllardır reddediyor — 2025’ten bu yana iki büyük İsrail-ABD bombalama kampanyasına maruz kalan ülke, Katz’ın bu son değerlendirmesine de yanıt vermedi.
Katz’ın çerçevesi yalnızca İran’ı kapsamıyor: Savunma Bakanı, İsrail’in Gazze, Lübnan ve Suriye’deki güvenli bölgelerinden çekilmeyeceğini yineledi ve Lübnan’daki savaşın yeniden başlaması hâlinde İran’ın müttefiki Hizbullah’ın ‘aşırı ağır darbeler’ alacağı uyarısında bulundu.
Tören konuşmasında birlik vurgusu da öne çıktı: Katz, ‘Bugün her zamankinden daha kararlı bir şekilde kaderimizin üzerinde durmaya, önceden davranmaya ve düşmanlarımıza karşı proaktif ve saldırgan bir politika izlemeye kararlıyız’ dedi ve ulusun güvenliği söz konusu olduğunda ‘anlaşmazlıkların üzerinde yükselmeyi’ bilmesi gerektiğini ekleyerek önümüzdeki dönem için birlik, sorumluluk ve dayanışma çağrısı yaptı.
Söylemin arka planı, bölgedeki savaşın kronolojisiyle okunuyor: 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail İran savaşı sürecinde Kasım’a girilirken iki taraf arasında Katar arabuluculuğunda yürüyen gergin diplomasi trafiği sürüyor — aynı günlerde Trump ‘İran ile görüşmelerin iyi gittiğini’ söylerken İran tarafı Washington’ın ‘savaşı kaybettiğini’ savunuyor. Katz’ın ‘görev tamamlanmadı’ çıkışı, bu kırılgan denklemde İsrail’in baskı dilini tazelediğini gösteriyor; sözler, görüşme trafiğinin sürdüğü bir hafta sonu için Kudüs tarafının eşiğinde beklediğini de ima ediyor.
İzlenecek çift gösterge net: İran cephesinin Katz’ın nükleer iddiasına yanıtı ve Hizbullah hattında sınır ötesi herhangi bir hareketlilik. Kudüs’teki koalisyon yarışı — aynı gün Eisenkot’a hükümet kurma görevinin resmen verilmesi — konuşmanın ‘birlik’ vurgusuna da siyasi bir katman ekliyor.