Apple, 'Pro and Tell' etkinliğinde Mac tarihinde bir ilke imza atarak ekranına dokunmatik girişi getiren yeni MacBook Pro'yu tanıttı. Tandem OLED PROLED XDR ekran, Dynamic Island ve M5 Pro/M5 Max çipleriyle gelen dizüstü, ABD'de 2.899 dolardan başlayan fiyatlarla bugünden ön siparişe açıldı.
Apple, on yıllardır sürdürdüğü ‘Mac’e dokunmatik ekran yok’ direnişine son verdi. Şirket, Los Angeles’taki ‘Pro and Tell’ etkinliği kapsamında yayımladığı basın duyurusuyla, Mac tarihinde ilk kez ekranda dokunmatik girişe sahip olan yeni MacBook Pro’yu tanıttı. Resmî adı ‘PROLED XDR Display’li MacBook Pro’ olan yeni dizüstü, 14 ve 16 inç iki boyutta geliyor.
Duyurunun merkezinde ekran var: Apple’ın ‘PROLED XDR’ adını verdiği panel, tandem OLED teknolojisini her katmanda ileri taşıyor. 2000 nit tepe HDR ve SDR parlaklık, sektör lideri 10.000.000:1 kontrast oranı, 10Hz’den 120Hz’e kadar değişken yenileme hızı ve hem P3 hem Adobe RGB’yi tek presetle kapsayan geniş renk uzayı sunuyor; HDR video düzenleme için Rec. 2020 kapsamının yüzde 80’ini aşıyor. Geleneksel OLED’lerde yaygın olan iç yansımaları azaltan yapı, kapak camına işlenen nano-texture seçeneğiyle tamamlanıyor.
Dokunmatik deneyim ayrı bir mühendislik hikâyesi: Dokunma sensörü ekranın üzerine ek bir katman olarak değil, doğrudan panelin içine gömülmüş durumda — Apple’a göre bu, gecikmeyi azaltarak içeriğe dokunulduğu hissini güçlendiriyor. Kullanıcılar web sayfasını doğal kaydırma hareketiyle gezebilir, fotoğrafa pinch-to-zoom yapabilir, sunum slaytlarını sürükleyip bırakabilir. Grafik tasarımcılar tüm ekranı tuval olarak kullanabilecek, müzisyenler yazılım enstrümanlarını ekranda çalabilecek, geliştiriciler iOS ve iPadOS uygulamalarının dokunmatik davranışını MacBook Pro ekranında test edebilecek. Klavye kısayolları ve trackpad hareketleri yerinde duruyor; macOS mevcut uygulamalardaki dokunuşları otomatik olarak tıklamaya çeviriyor. Notion, Canva, Zoom, Microsoft Office ailesi, Adobe Lightroom, DaVinci Resolve, Blender ve Shapr3D gibi üçüncü taraf uygulamalar duyurulanla birlikte dokunmatik destekle geliyor. Dokunmatik kullanım sırasında ekranın sallanmaması için menteşe yeniden tasarlanmış; görüntülü aramada dokunurken kamera görüntüsünü gerçek zamanlı yumuşatan video stabilizasyonu eklenmiş.
Ekrandaki çentik de tarihe karışıyor: iPhone’lardan tanıdığımız Dynamic Island Mac’e geliyor ve Spotlight, Live Activities ile Siri AI’nın merkezi oluyor. Yeniden tasarım gövdeyi de kapsıyor: Daha ince ve belirgin biçimde daha hafif olan yeni modeller sırasıyla 1,4 ve 1,8 kilograma (3-4 pound) iniyor; 9to5Mac’in dikkat çektiği bir nostalji de kapakta — yıllardır sönük olan Apple logosu yeni MacBook Pro’da yeniden ışıklı. Renk seçenekleri gümüş ve uzay siyahı.
Performans tarafında M5 Pro ve M5 Max çipleri, 128GB’a kadar birleşik bellek ve ilk kez 16TB’a kadar depolama kapasitesi sunuluyor. Altı hoparlörli sistem yüzde 50 daha derin bas vaat ediyor; Thunderbolt 5, 12MP Center Stage kamera, stüdyo kalitesinde mikrofonlar ve Apple Intelligence ile Siri AI’ı barındıran macOS 27 deneyimi tamamlıyor. Pil ömrü kullanıma göre 24 saate kadar çıkıyor.
Fiyat tablosu yeni seriyi mevcut modellerin üstüne yerleştiriyor: ABD fiyatlarıyla 14 inç M5 Pro modeli 2.899 dolardan (eğitim indirimiyle 2.749 dolar), 16 inç M5 Pro 3.399 dolardan, 14 inç M5 Max 4.499 dolardan ve 16 inç M5 Max 4.799 dolardan başlıyor. Türkiye fiyatları henüz açıklanmadı. Dokunmatik olmayan mevcut MacBook Pro modelleri satışta kalıyor; yani dokunmak istemeyenler eski seriyi, yeni ekran ve tasarımı isteyenler primi ödüyor.
Ön siparişler bugün, ABD dahil 30 ülkede açıldı; teslimatlar ve mağaza satışları 6 Kasım Cuma başlayacak. Apple’ın donanım şefi Johny Srouji, PROLED XDR’i ‘dünyanın en iyi dizüstü ekranı’ olarak niteleyerek yeni MacBook Pro’yu silikon, donanım ve yazılım entegrasyonunun benzersiz bir ürünü diye tanımladı. Şirketin yeni CEO’su John Ternus ise duyuru öncesi ‘Yeni MacBook Pro için heyecandan parlıyoruz’ diyerek ışıklı logoya gönderme yapan bir ilk bakış videosu paylaşmıştı. Uzun yıllar önce Touch Bar ile denenen ve ılık karşılanan dokunmatik maceranın bu kez tüm ekranla gelmesi, Mac’in iPad’le arasındaki en eski sınırın kalktığı anlamına geliyor.