Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından Libya ile deniz yetki alanları mutabakatına onay verilmesini değerlendirdi, Avrupa Birliği'nin tepkilerinin 'meşru gerekçesi olmadığını' söyledi. Erdoğan, emeklilerin durumunu iyileştirecek yasal düzenlemenin yıl sonuna kadar hayata geçirilmesini umduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin Beştepe’deki toplantısının ardından kameraların karşısına geçerek ülke gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmanın öne çıkan başlıklar arasında Libya ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakatının onaylanması, Kanada ile stratejik ortaklık düzeyine yükselen ilişkiler, 2027 bütçe rakamları ve emekli maaşlarına yönelik iyileştirme düzenlemesi yer aldı.
Erdoğan, 2019 yılında Libya Millî Mutabakat Hükümeti ile imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın geçen hafta Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle onaylandığını hatırlattı. Kararın, Türkiye’nin ilk günden beri savunageldiği ‘tek Libya, tek devlet’ ilkesinin mutabakat özelinde somutlaşması anlamına geldiğini ifade etti.
Mutabakatın onaylanmasının ardından Avrupa Birliği başta olmak üzere yükselen tepkilere de değinen Erdoğan, ‘Bu tepkilerin hiçbir meşru gerekçesi yoktur’ değerlendirmesini yaptı. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de kimsenin aleyhine bir hamle peşinde olmadığını, yalnızca deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini koruma derdinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, ‘Biz Doğu Akdeniz’de tabiricaizse birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz’ ifadelerini kullandı.
Erdoğan, ‘Türkiye olarak ne Libya’da ne de bir başka İslam beldesinde artık ayrılık, gayrılık görmek istemiyoruz’ dedi. Libyalı tarafların siyasi farklılıklarına rağmen millî menfaatleri konusunda müşterek hareket etmesini umut verici bulduğunu belirterek, arzunun Libya’da da kuvveden fiile geçeceğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ve heyetinin ülkeye gerçekleştirdiği resmî ziyarete de değinen Erdoğan, 83 yıllık diplomatik ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine yükseltildiğini duyurdu. Savunma, hava ulaştırma ve enerji alanlarında iş birliğini güçlendirecek üç yeni anlaşmanın imzalandığını, serbest ticaret anlaşması müzakerelerine yıl bitmeden başlanmasında mutabık kalındığını açıkladı. Erdoğan, şu anda 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacminin önce 5 milyar dolara, ardından 10 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini kaydetti.
Geçen hafta Meclis’in takdirine sunulan 2027 yılı merkezi yönetim bütçe teklifine ilişkin rakamları da paylaşan Erdoğan, bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olarak hesaplandığını bildirdi. Kentsel dönüşüm ödeneğının yüzde 176 artışla 276 milyar liraya, sosyal konut ödeneğının yüzde 150 artışla 250 milyar liraya çıkarıldığını, deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılık için toplam 769 milyar lira ayrıldığını söyledi.
Erdoğan, 2026 yılı sonu itibarıyla depremden etkilenen iller için yapılan harcamaların güncel fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaştığını, 11 ilde 455 bin konut ve iş yerinin hak sahiplerine teslim edildiğini belirtti. Ekonomide 2026 yılını yüzde 3,3 büyüme ile tamamlamayı öngördüklerini, 2027’de küresel görünüm ve dış talepteki iyileşmenin de etkisiyle büyümenin yüzde 4,2 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini ifade etti.
Emeklilere yönelik soruna da değinen Erdoğan, ‘2027 bütçesinde başımızın tacı emeklilerimizin durumunu iyileştirecek mali imkânları oluşturuyoruz. İhtiyaç duyulan yasal düzenlemeyi adalet ve hakkaniyet çerçevesinde, Meclisimizin de takdiriyle sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz’ diye konuştu.
Erdoğan ayrıca Avrupa’nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylara atıfta bulunarak, ‘Benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir’ ifadelerini kullandı. ‘Siyasette de dış politikada da tek pusulamız Türkiye’nin çıkarlarıdır’ diyen Erdoğan, ucunda bedel ödemek dahi olsa Türk milleti için doğru olanı yapmaktan tereddüt etmeyeceklerini söyledi.