Mekong Nehri'nde yaşayan ve yöre halkınca atalarının yeniden bedenlenişi kabul edilen İravadi yunuslarının son doğum sezonunda 6 yavru dünyaya geldi. Koruma alanındaki popülasyon 118 bireye yükselirken, en büyük tehdidin solungaç ağları olduğu belirtiliyor.
Nehir yunusları, ister Yeni Dünya’da ister Eski Dünya’da yaşasın, dünyanın en tehlike altındaki türleri arasında yer alıyor. Ancak Kamboçya’daki Mekong Nehri’nin bir bölümünde yaşayan ve yöre halkınca kutsal sayılan bu hayvanlar için şimdilik ümit verici bir gelişme yaşandı: son yavru sezonu 6 bebek yunus getirdi.
İravadi yunusları (Orcaella brevirostris), modern yaşamın etkisiyle birçok ülkeye dağılmış, birbirinden izole popülasyonlara bölünmüş durumda. Bazıları hâlâ avlanırken bir bölümü balıkçılık kazalarında hayatını kaydediyor; buna karşılık bu kısa burunlu yunuslar giderek artan biçimde ekoturizm değeriyle sahipleniliyor.
Laoslular ve Kamboçyalılar, hem halk geleneğinde hem de Budizm’de İravadi yunuslarının atalarının yeniden bedenlenmiş hâlleri olduğuna inanıyor. Kimileri yunusların boğulan köylüleri kurtardığını, insanları timsah saldırılarından koruduğunu da ileri sürüyor.
Bu inanç ve deneyimler, iki ülke halkının yüzyıllardır yunuslarla barış içinde yan yana yaşamasını sağlamış durumda. Kamboçya’daki popülasyon ise hâlâ bir nehirde yaşayan dünyanın en büyük popülasyonu olma özelliğini taşıyor.
6 yeni yavru, ülkenin kuzeydoğusundaki yaklaşık 120 kilometrelik nehir bölümündeki alt popülasyonu 118 bireye çıkardı. Yerel korumacılar, bunun çevresel tehditler dizginlendiği takdirde bu özel deniz memelisinin toparlanabileceğinin açık bir işareti olduğunu söylüyor.
Tehditlerin en büyüğü, solungaç ağlarıyla yapılan balıkçılık. Bu yöntem, teknelerden ve balıkçı seslerinden uzak durmayı henüz bilmeyen yavrular için özellikle tehlikeli. Mongabay’ın eylül ayındaki haberine göre bu tür balıkçılık koruma altındaki bölgelerde de sürüyor; ancak görünüşe göre sınırlı ölçekte.
Güneydoğu Asya’nın en büyük nehri Mekong üzerine kurulu yaklaşık 160 baraj, yunusların yaşadığı kesimlerde nehir ekolojisini değiştirmiş durumda. Buna karşın yaşanan başarılı yavru sezonu, popülasyonun büyümesini besleyecek kadar yiyecek kaynağının hâlâ bulunduğunu gösteriyor.
2014 yılından bu yana Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) Kamboçya şubesi, nehir kenarındaki toplulukların balıkçılığa aşırı bağımlılığını azaltmak amacıyla geçim kaynaklarını çeşitlendiren ortak bir koruma programı yürütüyor.
Koruma yöntemleri biliminde yapılan öncül bir araştırma da bir türün tehlikeli statüden çıkıp sayıca toparlanmasında en büyük belirleyicinin topluluk desteği ve yerel tutumlar olduğunu ortaya koymuştu.
Bu açıdan bakıldığında İravadi yunusunun toparlanma şansı yüksek görünüyor: yunusa yönelik bakış saygıya dayanıyor ve yerel halk, yunusların refahı için korunan bölgelerde yasa dışı balıkçılığı durdurmak uğruna sert karşı karşıya gelmeyi bile göze almış durumda.