İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Garibabadi, ülkesine nükleer silahla saldırılması hâlinde yalnızca uluslararası hukuk yoluna başvurmayacaklarını söyledi. Nükleer tehditlerin NPT'nin güvenilirliğini çökerteceği uyarısında bulunan sözcü, ABD'den ise konuya ilişkin resmi bir pozisyon gelmediğini belirtti. Açıklamalar, ABD'li gazeteci Carlson'ın Trump yönetiminin nükleer saldırı seçeneğini değerlendirdiği iddiasının ardından geldi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kazım Garibabadi, Tahran’da basın toplantısında, ülkesine karşı nükleer silah kullanılması ihtimaline ilişkin soruları yanıtladı. İran’a nükleer saldırı planlandığına dair iddialara değinen Garibabadi, IRNA’nın aktardığı açıklamada ‘İran, ülkeye karşı nükleer silah kullanılması durumunda sadece seyirci kalıp uluslararası düzeyde yasal yollara başvurmakla yetinmeyecektir. Ellerimiz bağlı değildir’ ifadelerini kullandı ve bu tür koşullarda ülkesinin gerekli önlemleri alacağını söyledi.
Garibabadi, nükleer silaha sahip ülkelerden gelecek kullanım tehditlerinin de uluslararası düzeni zayıflatacağı uyarısında bulundu: ‘Eğer nükleer silahlara sahip ve anlaşmaya taraf bir ülkenin devlet başkanı, askeri veya siyasi bir yetkilisi bu tür silahları kullanmakla tehdit ederse, NPT rejimi artık güvenilirliğini koruyamaz.’ Sözcü, bu tür tehditlerin ülkeleri kendilerini savunmak için gerekli gördükleri her önlemi almaya yöneltebileceğini, bunun bölgesel ve küresel sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Garibabadi ayrıca, bazı Batı medya organlarında İran’a olası nükleer silah kullanımına dair çıkan haberlere rağmen ABD yönetiminden şu ana kadar resmi bir pozisyon ulaşmadığını ifade etti. İranlı yetkili, Tahran’ın savaşın başlangıcından bu yana ABD-İsrail saldırıları için uluslararası hukuk alanında takip ettiği süreçlere de değindi; İran’ın New York’taki BM Genel Kurluğu kenarında arabulucular üzerinden ABD’ye sunduğu ve Hürmüz’ün yeniden açılması olanağını da içeren yedi günlük planın masada durmaya devam ettiğini yineledi. İran tarafı, ‘savaş hâlinin sürdüğünü ve saldırının sona ermediğini’ de vurguluyor.
Açıklamalar, ABD’de muhafazakâr siyasetin etkili medya figürlerinden Tucker Carlson’ın 2 Kasım’da ismini açıklamadığı bir kaynağa dayandırdığı bir iddianın ardından geldi. Carlson, Donald Trump yönetiminin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun baskısıyla, Natanz yakınlarındaki Kazma Dağı’nda bulunduğu öne sürülen yeraltı tesisini yok etmek için nükleer saldırı seçeneğini değerlendirdiğini ileri sürmüştü; iddiaya konu operasyon için bir belge sunulmadı, ABD’den de resmi bir açıklama yapılmadı. Paylaşım, uluslararası medyada geniş yer buldu.
İran basınında ise bu tartışmaların gölgesinde, vatandaşlara olası bir nükleer saldırı hâlinde şok dalgasından korunma, sığınak arama ve radyoaktif kirlenmeden kaçınma yönergeleri içeren bir sivil savunma kılavuzunun dolaşıma girdiği bildirildi. Böyle bir saldırının planlandığına dair resmi bir teyit bulunmuyor.