Ülker Bisküvi 3Ç'de 546 milyon TL net zarar açıkladı — geçen yıl 1,4 milyar TL kâr vardı. Brüt marj %29,2'den %21,3'e indi; 9 aylık net kâr %54,5 eridi.
Ülker Bisküvi, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde 546 milyon TL net zarar yazdı. Geçen yılın aynı çeyreğinde 1,4 milyar TL net kâr açıklayan şirket, enflasyon muhasebesi uygulanan tabloda çeyreği ekside kapattı. Dokuz aylık ana ortaklık net kârı ise yüzde 54,5 gerileyerek 2,71 milyar TL’ye indi. Şirketin dokuz aylık hasılatı da geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 9 azalarak 95,7 milyar TL seviyesine geriledi.
Çeyreklik tabloda baskı marjlardan geldi: Ülker’in üçüncü çeyrek hasılatı 28,9 milyar TL ile geçen yılın aynı çeyreğinin yüzde 12,2 altında kalırken, satışların maliyeti yalnızca yüzde 2,3 düştü. Sonuçta brüt kâr yüzde 36 daralarak 6,2 milyar TL’ye, brüt kâr marjı ise yüzde 29,2’den yüzde 21,3’e indi. Esas faaliyetlerden diğer gelir ve giderler öncesi kâr 5,0 milyar TL’den 1,4 milyar TL’ye çekildi. Aracı kurum tahminleriyle karşılaştırıldığında çeyreklik hasılat ortanca beklentinin yüzde 1,8 üzerinde gerçekleşirken net sonuç beklenti altında kaldı.
Finansman cephesinde bir rahatlama görünüyor: üçüncü çeyrekte finansman giderleri yüzde 33 azalarak 4,8 milyar TL’ye indi; dokuz aylık finansman gideri de 23,4 milyar TL’den 13,0 milyar TL’ye geriledi. Net parasal pozisyon kazancı 717 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Ancak bu destekler tabloyu kâra taşımaya yetmedi ve vergi öncesi sonuç 89 milyon TL zarar verdi.
Şirketin bölüm raporlamasına göre dokuz aylık FAVÖK yüzde 40,3 geriledi. Faaliyet raporunda bu yılki öncelikler arasında tedarik zinciri ve kanal maliyetlerinde verimlilik artışı ile inovasyon fırsatlarının değerlendirilmesi sıralanıyor; şirket dokuz ayda yaklaşık 1,6 milyar TL yatırım gerçekleştirdi. Ayrıca 2024’te kullanılan 75 milyon avroluk kredinin vadesi iki yıldan beş yıla uzatıldı.
Sonuçlar, Türkiye’de gıda perakendesinden biracılığa uzanan üçüncü çeyrek tablosunun bir parçası: Migros’un dokuz aylık kârı yüzde 31 erirken Anadolu Efes de bira hacimlerindeki daralmayla beklenti altında kalmıştı. Tüketici alım gücündeki zayıflık, fiyatlama gücü yüksek markaların tablolarına da yansımaya devam ediyor.
Ülker’in tablosundaki marj daralması, emtia fiyatlarındaki yüksek seyrin girdi maliyetlerine yansıması ile fiyatlama gücünün tüketici direnciyle sınırlanması arasında sıkışan gıda üreticilerinin bu çeyrek yaşıdığı baskının tipik bir örneği. Finansman giderindeki düşüşün sürmesi hâlinde dördüncü çeyrekte tablonun rahatlaması, hasılat tarafındaki daralmanın durmasına bağlı görünüyor.