deniz.tv
3 Kasım 2026, Salı --:--:-- · İstanbul Canlı Akış
USD/TRY … EUR/TRY … GBP/TRY … BTC … GRAM ALTIN … FAİZ …
Son Dakika
Dünya

Yemen’in Taiz kentinde kuşatma derinleşiyor: Vali ‘taş devrine dönüyoruz’ dedi

Vali Şemsan günde 35 bin m³ gereken kente en fazla bin m³ su ulaştığını, 120 sağlık merkezinin kapandığını ve 64 kişinin öldüğünü söyledi; Husi lider ise kuşatma olmadığını öne sürüyor. HRW, 12 yıllık kuşatmada 1 milyon sakinin aç bırakıldığını belirtiyor.

deniz.tv

Yemen’in üçüncü büyük kenti Taiz’in valisi, Husilerin bir ayı aşan kuşatma altındaki şehri “taş devrine döndürmeye çalıştığını” söyledi. Vali Nabil Şemsan, uluslararası toplumu kuşatmanın kaldırılması için daha fazla şey yapmaya çağırmak amacıyla düzenlediği brifingde, kentte katliamlar yaşandığını, oksijen ve su kaynaklarının tükendiğini, çöp sahalarının dolması ya da ulaşılamaz olması nedeniyle çöplerin sokaklarda biriktiğini belirtti.

Şemsan’ın verdiği rakamlara göre kentin günlük asgari su ihtiyacı yaklaşık 35 bin metreküp iken Husi karakolları nedeniyle kente günde en fazla bin metreküp su ulaştırılabiliyor. Gıda stokları tükenmiş, buğday fiyatı fırlamış durumda; yakıt yokluğundan restoranlar kapandı. Vali, “Vatandaşlar taş devrine geri dönüyor” dedi.

Şemsan, 1 bin 800 kişinin diyaliz tedavisine ihtiyaç duyduğuna ama malzemelere ulaşamadıklarına, 120 sağlık merkezinin faaliyetinin askıya alındığına ve yüz binlerce çocuğu etkileyen okul kapanmalarına dikkat çekti. Ağustos’tan 20 Ekim 2026’ya kadar 64 kişinin hayatını kaybettiğini, 173 kişinin yaralandığını belirten vali, ortalama yedi üyeli 6 bin 400’den fazla ailenin çatışmalardan kaçarak kente sığındığını söyledi.

Bu tablo, Husi lideri Abdulmalik Bedreddin el-Husi’nin açıklamasıyla çelişiyor: “Gıdanın, ilacın ve insani yardımın hatta Suudi destekli grupların bile kente girmesinin yolu açık. Taiz’de kuşatma olmadığını doğrulamak isteyen gidip şehri görebilir.”

Şemsan, Husi güçlerinin kente giden yollara neredeyse tamamen hâkim olduğunu ve şehirdeki 800 binden fazla kişiye “ya gitmeleri ya da ölmeleri” seçeneğinin dayatıldığını söyledi. Husileri askeri bir savaş değil Yemen’in kimliğini değiştirme savaşı yürütmekle suçlayan vali, ele geçirilen köylere yeni dini liderler atandığını, eğitim ve din müfredatının değiştirildiğini, işgal altındaki bölgelerde insanların Zeydi mezhebine bağlılık göstermek ve Husilere katıldıklarını beyan eden formlar imzalamak zorunda bırakıldığını öne sürdü. Her köyden onlarca çocuğun ebeveynlerinin onayı alınmadan Sada ve başka cephelere zorla gönderildiğini de ekledi: “Askeri bir savaş değil, bir intikam savaşı.”

Taiz halkının sonuna kadar direneceğini vadederek dayanışma açıklamalarının işe yaramadığını söyleyen Şemsan, gereken şeyin BM dahil yardım kuruluşlarının kente malzeme ulaştırabilmesi olduğunu vurguladı. Vali, şehir topçu ateşinin sıklaştığını, kentle kırsal arasındaki haberleşmenin koptuğunu, mobil ağların Husilerin denetiminde olduğunu ve vatandaşlara direnişi bırakmaları için mesaj gönderildiğini de aktardı.

Bağımsız kuruluşların çoğu da kentteki hayatın hızla kötüleştiği görüşünde. Human Rights Watch’ın Yemen araştırmacısı Niku Jafarnia, “Husilerin Taiz’e gıda, su ve ilaç akışını kesme yönündeki yeni çabaları, sivillerin hayatına verdikleri önemsizliği gösteriyor. Taiz’in 12 yıllık kuşatması boyunca Husiler, kentin bir milyon sakinini bombaladı, aç bıraktı ve insani yardımdan mahrum bıraktı” dedi.