Adalet Bakanlığı'nın 'Hayalet Avcıları' operasyonunda ilk suçlamalar açıklandı: çalınmış kimliklerle kurgusal öğrenciler kaydedilip federal eğitim desteği çökertilmiş. 830 bin şüpheli sahte kimlik tespit edildi; Kenya'da kripto hesaptan 750 bin dolar ele geçirildi.
Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı, çalınmış kimliklerle kurgusal öğrencileri üniversitelere kaydettirip federal eğitim desteğini soyan şebekeye yönelik “Hayalet Avcıları” (Operation Ghostbusters) operasyonunun ilk suçlamalarını açıkladı. Soruşturma kapsamında Kenya bağlantılı bir ağ izleniyor.
Davanın simge isimlerinden biri, 2024 Mayıs’ta Çeşitlilik Vizesi çekilişini kazanıp ABD’ye yerleşen Kenya uyruklu Francis Mogambi. Nebraska’daki bir büyük jüri, 19 Ekim 2026’da Mogambi’yi hükûmet parası hırsızlığı ve ağırlaştırılmış kimlik hırsızlığı suçlarından on ayrı suçlamayla itham etti.
Savcılara göre Mogambi, Kasım 2025 ile Mayıs 2026 arasında Kenya’daki ortaklarıyla birlikte ABD vatandaşlarının kimliklerini çalarak bu bilgilerle kurgusal öğrencileri Amerikan kolejlerine kaydettirdi. Sahte öğrenciler kaydedildikten sonra eğitim desteği ödemelerini kendi hesabına yönlendirdiği, yüzde 30’unu kendine ayırıp kalanını Kenya’daki ortaklarına gönderdiği öne sürülüyor. Davasındaki hedeflenen zarar 20 bin dolar. Mogambi tutuklandı ve yargılanması bekleniyor; mahkûm olması hâlinde en az 10 yıl zorunlu hapis cezasıyla karşı karşıya.
Adalet Bakanlığı yetkilileri, soruşturmanın şimdiye dek beş iddianameyle sonuçlandığını, ayrıca 40 soruşturmanın daha açık olduğunu bildirdi. Dolandırıcıların düşük gelirli, hiç üniversiteye gitmemiş Amerikalıların kişisel bilgilerini çaldığı ve bu verilerin internette 4 ile 8 dolar arasında satıldığı belirtildi.
29 Ekim’de ilk suçlamaları duyuran Adalet Bakan Yardımcısı Colin M. McDonald, “Vergi mükelleflerinin parasını çalıyorsanız, öğrencilere yardım için tasarlanmış bir programı suistimal ediyorsanız, sizi bulmaya ve yargılamaya kararlıyız” dedi. Bakanlığa göre şebeke, kurgusal öğrencileri derse sokup ödevlerini tamamlamak için “süper zekâ” olarak tanımlanan yapay zekâ araçları kullanıyor; amaç hayalet öğrenciyi okulda mümkün olduğunca uzun süre tutarak ödemelerin kesintisiz akmasını sağlamak.
McDonald, California’daki topluluk kolejlerine 2024’te yapılan başvuruların neredeyse üçte birinin sahtelik olarak tespit edildiğini de aktardı. Kimliği çalınanlar hiç üniversiteye kaydolmamış olmalarına rağmen beklenmedik öğrenci kredisi borçlarıyla karşı karşıya kalabiliyor.
Ölçek kayda değer: Soruşturmacılar Eylül-Ekim 2026’da yaklaşık 130 milyon dolarlık eğitim desteğiyle ilişkilendirilen 830 bin 840 şüpheli sahte öğrenci kimliği tespit etti ve eğitim bakanlığının bunları devre dışı bırakmasını önerdi. Bu rakam doğrulanmış kayıp değil, sahte hesaplarla ilişkilendirilen destek tutarını gösteriyor. McDonald, “Paralar bir anda yok oluyor, çoğu zaman Kenya gibi yurt dışı noktalarına” dedi.
Soruşturma iki ülke arasındaki mali bağları da ortaya çıkardı. Eylülde ABD’li yetkililer, iade ve kovuşturma ile Amerikan vergi mükelleflerinden çalındığı öne sürülen paranın geri kazanılması için Kenya’ya gitti. Kenya’lı soruşturmacıların yardımıyla, daha geniş kapsamlı şebekeyle bağlantılı bir Kenya uyruklusuna ait kripto para hesabından 750 binden fazla dolar ele geçirildi; Adalet Bakanlığı bunu Kenya’daki ilk uluslararası el koyma olarak niteledi.
Ayrı bir Virginia davasında bir Kenya uyruklusunun yaklaşık 1,44 milyon dolar değerinde 700’den fazla sahte eğitim desteği iadesi aldığı, bu paranın en az 1,3 milyon dolarının binlerce işlemle ABD ve Kenya’daki hesaplara aktarıldığı öne sürülüyor. New Jersey’de ise üç kişi, 1 milyon dolardan fazla federal eğitim desteği elde etme planında para katırı gibi davranmakla suçlandı; savcılara göre paraların bir kısmını kendilerine ayırıp kalanını, görünüşte bir safari şirketine bağlı Kenya’daki örgüt üyelerine gönderdiler.