12 çalışmadan 4 bin 268 hastayı kapsayan meta-analizde mekanik trombektomi, 30 günlük ölümü yaklaşık dörtte üç oranında azalttı. Kanıtların çoğu gözlemsel; RCT ihtiyacı vurgulanıyor.
Orta riskli akciğer embolisinde, pıhtıyı kateterle çıkarmaya dayanan mekanik trombektomi, yalnızca kan sulandırıcıyla tedaviye kıyasla daha düşük kısa ve uzun vadeli ölüm oranlarıyla ilişkili bulundu. Bulgular TCT 2026 kongresinde sunuldu ve JSCAI dergisinde eşzamanlı yayımlandı.
Mayo Clinic’ten Dr. Mahmoud Ismayl ve ekibinin yürüttüğü çalışma, 12 araştırmadan derlenen 4 bin 268 hastayı kapsayan bir sistematik derleme ve meta-analiz. Hastaların bin 878’i, yani yüzde 44’ü mekanik trombektomiyle tedavi edilmişti.
Ana analizde mekanik trombektomi, 30 günlük ölümde yaklaşık dörtte üç oranında düşüşle ilişkiliydi (göreli risk 0,24). Bir yıllık ölümde göreli risk 0,34, iki yıllık ölümde 0,45 olarak hesaplandı. Tedavi sırasında hastanede ölüm oranları ve majör kanama riski ise iki strateji arasında benzerdi.
Dikkat çekici bir diğer bulgu, embolinin kalıcı yüksek akciğer tansiyonuna dönüşmesi olarak bilinen kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon riskinin mekanik trombektomide belirgin biçimde daha düşük olmasıydı (göreli risk 0,40). Hastanede kalış süresi, yoğun bakım süresi ve 30 günlük yeniden yatış oranlarında fark gözlenmedi.
Ancak çalışmanın sınırı, dahil edilen kanıtların büyük bölümünün gözlemsel çalışma olması. Yalnızca orta riskli hastaları kapsayan araştırmalarla yapılan duyarlılık analizinde 30 günlük ölüm farkı istatistiksel anlamını yitirdi; buna karşılık kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyondaki düşüş anlamlı kaldı. Bir ve iki yıllık ölüm verileri ise her sonuç için yalnızca tek çalışmada raporlandığından birleştirilemedi.
Dr. Ismayl, bulguların ‘cesaret verici bağlantılar’ sunduğunu, ancak daha büyük randomize çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu ve hangi hastaların en çok yarar göreceğinin belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
Akciğer embolisi, bacaklardan kopan pıhtının akciğer atardamarını tıkamasıdır ve en sık önlenebilir hastane ölümlerinden biri olarak bilinir. Orta riskli grupta standart tedavi kan sulandırıcıdır; kateterle pıhtı çekme, güncel kılavuzlarda seçilmiş olgular için önerilen bir seçenek olarak yer alıyor. Yeni AHA/ACC kılavuzu, risk sınıflamasını A-E kategorilerine taşıyarak bu gri alanı yeniden tanımladı.
Çalışmaya göre mekanik trombektomi uygulanan hastalarda kalan pıhtı yükünün daha az olması, ileride kronik hipertansiyona dönüşen kalıcı tıkanıklıkları da azaltabilir. Meta-analizde bu mekanizmayı destekleyen biçimde, emboli sonrası iki yılda gelişen kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon sıklığı daha önceki tek çalışmaların verilerinde yüzde 1,3’e karşı yüzde 5,6 düzeyindeydi.
Uzmanlar, meta-analiz sonucunun randomize çalışmalarla doğrulanması durumunda orta riskli emboli hastalarında tedavi sıralamasının değişebileceğini belirtiyor.