deniz.tv
6 Kasım 2026, Cuma --:--:-- · İstanbul Canlı Akış
USD/TRY … EUR/TRY … GBP/TRY … BTC … GRAM ALTIN … FAİZ …
Son Dakika
Hayat

Hayatta kalma hikâyesinden büyüyen çocuğa: Sevinci ‘amacın kendisi’ yapmak

Birinci kuşak göçmen bir annenin 'boş zamanın anlamını bilmiyorum, çocuklarıma iyi yaşamayı nasıl örneklerim' sorusuna Guardian'ın tavsiye köşesi yazarı Eleanor Gordon-Smith'in yanıtı: Etkinliklerden değil duygudan başlayın — araç, amacın yerini almasın.

deniz.tv

Guardian’ın ‘Leading questions’ tavsiye köşesine yazan okur, birinci kuşak göçmen bir çocuk: Ebeveynleri çok özveriyle hepsini üniversiteye okutmuş ‘kayıp bir neslin’ parçasıydı; başarı için tanımlı bir yol vardı, bir kısmını izledi, bir kısmını değil. Evliliğini kendi kültürü dışından yaptı, iş seçimlerini mali güvenceye göre yaptı. Şimdiyse sorun şu: Hobi, seyahat, ev tadilatı gibi şeylerde ‘bunun anlamı ne?’ diye düşünüyor; her şeyin ‘bir şeye yönelik’ olması gerektiği zihniyeti yaptığı her şeyi biçimlendiriyor. Anneye dönüşmüşken çocuklarına ‘kendi iyiliği için iyi yaşamayı’ nasıl örnekler?

Köşenin yazarı Eleanor Gordon-Smith yanıtı bir benzetmeyle kuruyor: Bazen araçlar amacın yerini alıyor — nehirde boğan incir ağacı gibi. Bir şeyi, değer verdiğimiz başka bir şeye ulaşmanın yolu olarak yapmaya başlarız; ama zamanla programımızın ve zihinsel önceliklerimizin o kadar büyük bir parçası olur ki asıl değer verdiğimiz şeylerin etrafını sarıp onları boğar. Para için de olur bu: İyi bir yaşam için para biriktirmeye başlarız, sonra iyi yaşamın parçalarını daha çok para kazanmak uğruna feda ederiz. Çok çalışmak için de olur.

Gordon-Smith’e göre okurun ebeveynlerinin özverisi aslında bir araçtı: Göçmen ailelerin dev özverileri — tanıdıkları yerleri ve insanları bırakmak, yeni bir ülkede bazen birkaç işte, bazen yeni dillerde çalışmak — sonraki neslin hayatı daha iyi olsun diye yapılıy. Kimse bunları kendi iyiliği için tapılacak bir mabet olsun diye yapmıyor. Ama zamanla ‘çok çalışmak için çok çalışıyoruz’ organizasyon mitosu hâline gelebiliyor; asıl değer, yani sizin ve çocuğunuzun yaşam kalitesi, boğuluyor.

Peki özgürleşmek için nereden başlamalı? Yazarın önerisi net: Etkinlikten değil duygudan başlayın. Boş zamana da tanımlı bir yolmuş gibi yaklaşmayın; başkaları seyahat ve tadilatta keyif bulabilir, siz bulmak zorunda değilsiniz. Tek soru şu: Sizde sevinci ne tetikliyor? Kendi tepkilerinizle teması yeniden kurmak zaman alabilir — uzun süredir ‘bundan keyif alıyor muyum?’ diye sormamış biri, cevabı algılayana dek birçok kez sormak zorunda kalabilir. Bu yüzden umutla değil, saha çalışması gibi keşfederek başlayın: Bu bana ne hissettiriyor?

Sevinçleriniz size tamamen özel olabilir — kimileri kargaları besler, kimileri disko yapar, kimileri yabani otları kurutur. Yazarın vurgusu: Yaşamınızda sevince daha çok yer açmak, asıl kendinize daha çok yer açmaktır; bir şey hakkında gerçekte ne hissettiğinizi soracak kadar yavaş ve durgun olduğunuz an, zaten anda yaşamaya başlamışsınızdır. Ebeveynleriniz sizin için çok fedakârlık yaptı, siz de bunu onurlandırmak için çok çalıştınız. Kazanılmış fişilerin bir kısmını — hayatı daha iyi olabilecek kişi olmak — yanlış hissetmeden nakde çevirebilirsiniz. Amaç fişileri fişiler uğruna biriktirmek değildi; araç amacın yerini almasın.