Romanya'da bir barınaktan sahiplenilen Clement, kazada yaralanıp kar altında üç gün hendekte kaldıktan sonra yeniden hayat buldu. Bugün İngiltere'de bir bakımevinde terapi köpeği olarak görev yapıyor.
Aralık 2024’te dokuz yaşındaki kerry blue terrier köpeği Magnus’u ani bir felçten kaybeden sahibi, yıkımın ardından sahiplendirme sayfalarına döndü. Romanya’daki bir barınakta bakılan Clement’in hikâyesi, görünüşünden çok geçmişiyle dikkat çekiyordu.
Sekiz yaşındaki melez köpek, yaşamının büyük bölümünü Alzheimer hastası bir kadınla geçirmişti. Bir gün kadın tarafından yanlışlıkla dışarı çıkan Clement, bir aracın çarpması ve iki büyük köpeğin saldırısına uğramasının ardından kar altındaki bir hendekte üç gün boyunca bırakıldı. Şans eseri bulunan köpek, barınaktaki bakımın ardından hayata tutundu.
Haziran 2025’te, Magnus’un ölümünün tam altı ay ardından, Clement Romanya’dan İngiltere’ye gelen nakil aracıyla yeni ailesine ulaştı. Uzun siyah tüyleri, kırlaşan sakalı ve dimdik kulaklarıyla sakin mizaçlı köpek, evdeki diğer üç köpekle de kısa sürede uyum sağladı.
Geçirdiği zorlu deneyime rağmen Clement, insanlardan ve diğer köpeklerden hiç kopmadı. Bu sakin doğası, ailesinde bir fikir uyandırdı: Clement, özellikle yaşlı insanlarla çalışabilecek bir terapi köpeği olabilirdi. Altı aylık alışma süresinin ardından kayıtlara geçirilen Clement, değerlendirmeleri geçti ve Norwich’teki Ashfields bakımeviyle çalışmaya başladı.
Yıllardır bir terapi köpeği arayan bakımevi için Clement kısa sürede vazgeçilmez oldu. Ortak alanlarda dolaşırken köpekle geçirilen zamanın yaşlı sakinlere ferahlık verdiği, onları kendi eski hayvanlarını anlatmaya teşvik ettiği gözleniyor.
Romanya’daki yaraları nedeniyle hareketi sınırlı olan Clement, insanların yanına çıkması için yanında taşınan bir tabure kullanılıyor. Genellikle bir iki dakika oturup yoluna devam eden köpek, son ziyarette gün boyu huzursuz olan bir kadının yanında beş dakika kımıldamadan oturdu. Sahibi, köpeğin ona ihtiyacı olduğunu sezdiğini söylüyor.
Clement yalnızca bakımevindekilere değil, ailesine de bir şey öğretti: Koşulların ne olduğuna bakılmaksızın herkesin bu dünyaya verebileceği bir şey var. Köpek şovlarını belki kazanamayacak; ama onun görevi bu değil. Yeteneği, en çok ihtiyaç duyanlara sevgi ve eşlik etmek ve bunu güzel biçimde yapmak.
Geçirdiği kazanın etkisiyle hareketi sınırlı kalan Clement, ziyaretlerde yanına küçük bir tabure getiriliyor; böylece insanların yanına oturup başını okşatmayı seviyor. Son ziyaretlerinden birinde, tüm gün sıkıntılı olan bir kadınla beş dakika hiç kımıldamadan oturdu. Sahibi, Clement’in hikâyesinin “kötü bir başlangıç ne olursa olsun herkesin bu dünyaya verecek bir şeyi olduğunu” gösterdiğini anlatıyor.